BİNGÖL İLİ TARİHÇESİ

 

İlimiz Anadolu’nun düşman istilası görmeyen bölgelerinden birisidir.Bingöl’ ün tarihi daha çok komşu illerin tarihi incelenerek çıkarılmıştır. Erzurum, Erzincan, Diyarbakır, Bitlis, Ahlat, Van, Tunceli, şehirleri eski devirlerde bir beyliğe veya hükümdara başşehir olmuştur. Bingöl daha çok bu beyliklere bağlı otlak olarak tutulmuştur.Şimdiye kadar Bingöl ili sınırları içinde bir şehir kalıntısına rastlanmaması bunu doğrular.

Tarihçi Heredot bir eserinde Anadolu’yu birtakım bölgelere ayırarak bugünkü Muş, Diyarbakır, Bingöl, İllerinin bulunduğu bölgeye “Komojen” ismini vermiştir.

Bingöl ili Osmanlı Devleti zamanında komşu illere bağlı olarak idare edilmiş ancak Cumhuriyet Devrinde bir il haline gelmiştir.

 

CUMHURİYETİN İLANINA KADAR TARİHİ DEVRE OLAYLAR:

 

Hitit ve Huri Devrinde Bingöl:

 

Huriler M.Ö. 2000 yıllarında Güneydoğu Anadolu bölgesine gelip Fırat kenarında Urfa Mardin dolaylarında  “VASUKANİ” şehrini kurdular. Huriler , Mitaniler Devleti diye tarihe geçen bir kavimdir. Doğu Anadolu’da  tam bir hükümdarlık kuran Mitaniler Hititler ile ilişkilerde bulundular. Hitit Kıralı Telepinuşun ölümünden  sonra Hititlerin Mitani himayesine girdiği sanılmaktadır.

 

Hititler yeni  krallık devrinde Torosları aşarak Mitani Devletini sıkıştırmaya başladılar. Şuppililiuma Mitani Prensine damat edinerek onları himayesine aldı. M.Ö. 1360 yıllarında Harput, Bingöl ve Muş dolayları Hititlerin eline geçti. Hititlerin yıkılması ile Anadolu’da yerli prensler buraları idare etmeye başladılar.

 

Urartu Devrinde Bingöl:

 

Van bölgesinde oturan Urartular Hititlerin  M.Ö. 1200 yıllarında yıkılmasıyla batıya doğru genişleyerek Bitlis, Muş ve Bingöl’ü alarak Murat Vadisinde  ilerlediler.Urartu Kralı Menuas Bingöl yaylalarını koruyabilmek için Sebiterias, Bağın, ve Mazgirt Kalelerini yaptırmıştır. M.Ö. 745 yıllarından sonra Asur Kıralı Tiglat Pileser’le Urartu Kralı III. Sardur arasında yapılan savaşta Urartular yenildiler.

 

 İranda kurulan Medyalılar, Babilliler ile birleştiler. Urartuların da  yardımını alarak  Asurluları yenerek tarihten sildiler (M.Ö 612).

 

M.Ö. 550 yıllarında İran’dan  Ansan Kabilesinden Kurus Medleri yenerek Pers Devletini kurdu. Üç yıl sonra batıya akınlara başladı. Bingöl , Elazığ, Tunceli ve dolaylarını aldı. M.Ö. 546 yılında Lidya üzerine yürüdü. Lidyalıları da yenerek bütün Anadolu’ya sahip oldu. Gavgamela savaşında yenilen Persler  ellerindeki toprakları çıkardılar.İskenderin ölümünden sonra bölgeyi Selefküsler ele geçirdi.Arsak adında bir Türk hükümdarı bölgeyi kurtarmak için hem Selefküsler hem de Sasaniler ile mücadele ettiyse de başarı gösteremedi.

 

M.Ö. 200-189 yılları arasında Komuk Türkleri tekrar canlandılar. Komojen Kırallığını kurdular. Nemrut dağının ( Adıyaman Bölgesinde ) Güney Batısında , bugünkü Samsat İlçesini  (Sumaysat- Samosata) başkent yaptılar. Doğuda ilerleyen Zariadres bütün Sophone denilen Bingöl, Elazığ, Tunceli, ve çevresini ele geçirerek  Van’a kadar uzandı.

 

 

Roma Devrinde Bingöl:

 

 M.Ö. 75 yıllarında Yukarı Aras Havzasında kurulan Ermenistan Krallığı M.S. 50 yıllarında varlığını göstermeye başladı. Ermenistan Kralı TIĞRANUS’un Romalılar ile arası bozulunca Roma Generali LUCULLUS Ermeni Krallığı üzerine yürüdü. Pompeius Ergani geçitini aşarak Diyarbakır’da TIĞRANAKERTA Kalesine sığınmış olan Ermenistan Kıralı TIĞRANUS’u yendi. Bütün Sophene bölgesini eline geçirdi. Roma Generali CUBULLO’da Ermenistan’ın başşehri ARTAXATA’yı alarak Ermenistan Krallığını kendisine bağladı. Ermeniler bundan sonra pek varlık gösteremediler.

 

Müslümanlığın Yayılışından Sonra Bingöl:

 

Hz. Ömer zamanında Suriye ve Irak Arapların eline geçti.İslam Kumandanlarından Halit İbn-i Velit , Amid(Diyarbakır) ,Maden, Palu kalelerini aldı.Bingöl’ün Azakpert Kalesini de aldı. Erzincan bölgesine kadar uzandı.

 

Bundan sonra Anadolu’da yer yer karışıklıklar meydana geldi.Bu karışıklıklar devam ederken, 1040 yılında Oğuz Boyları birleşerek Selçuklu Devletini kurdular.Kısa bir zaman içinde teşkilatlandılar.Kurtulmuş’un oğlu Süleyman Anadolu’yu Rumlardan kurtarmak için sefere çıkmaya karar verdi. Önce Antakya ve civarını aldı. Çubuy Bey de, Komojen , Sopene , Hını Ziyad isimleriyle anılan bölgeleri ele geçirdi.Böylece Selçuklular Anadolu’yu ele geçirmek için çeşitli yollardan harekete geçtiler.

 

Anadolu’nun alınmasını  Tuğrul Bey üzerine aldı.Üç koldan harekete geçti. Emir Dinar, Malatya’dan dönünce Bingöl’ü aldı. Muş ve Sasona bölgesine gelince, Bizans askerlerinin hücumuna uğradı. Çok kayıp verdi. Kış bastığı için Horasan’a döndü.Alpaslan hükümdar olunca Malazgirt’i aldı.Daha sonra Muş, Bingöl, Silvan ve Diyarbakır’ı ele geçirdi.Mısır seferi için hazırlıklara başladığı bir sırada Bizans İmparatoru doğuya sefere çıktı. Bunun üzerine Alpaslan Suriye’ye  geçmek  için bir kısım orduyu Atsız’ın  kumandasında bırakarak  Malazgirt’e doğru ilerlemeye  başladı. 1071 yılında Malazgirt ovasında  Bizans ordusuyla  karşılaştı.Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu kapıları Türklere açılmış oldu.

Alpaslan’ın emirlerinden Mengüç Bey, Erzincan’ı alarak beyliğini kurdu.Kığı ve Bingöl Yaylalarının batı kısımları Mengüçlerin eline geçti.1080-1201 yılları arasında Bingöl’ün batı kısımları Saltuk Oğullarına geçti.1200 yıllarında Selçuk Sultanı Malatya’yı aldı.Erzincan ve Bingöl’ü de kendisine bağladı.Selçuklular’da taht kavgası ve iç huzursuzluklar başlayınca Moğollar Anadolu’ya saldırdı.Baycu Noyan,Erzurum’u kuşattı.Bingöl Moğolların eline geçti.1243 yılında Kösedağ Savaşında Selçuklular yenilince Moğollar bütün Anadolu’yu ellerine geçirdiler.Bu durum Anadolu da yeni beyliklerin ortaya çıkmasına kadar sürdü.

 

Uzun Hasan Devrinde Bingöl:

 

İlk olarak Diyarbakır’ı kendilerine Yurt edinen Akkoyunlu’lar Bingöl ve Erzurum’u aldılar.1394 yılında Erzincan üzerine yürüdüler.Kadı Burhanettin ile anlaşarak Erzincan’ı  da aldılar.Uzun Hasan Trabzon Rum İmparatorunun kızı Despina ile evlenince Bingöl’ün Genç Kazasında Despina için bir saray yaptırdı.

Uzun Hasan’ın Fatih Sultan Mehmet ile arası açılınca Otlukbeli denilen yerde karşılaştılar.1473 yılında yapılan savaşta Uzun Hasan yenildi.Bu suretle bölge,Osmanlıların eline geçti.

 

 

 

 

 

 

Safeviler Devrinde Bingöl

 

Akkoyunlu’lar devrinde Muş,Kığı,Solhan,Pasinler eyalet merkezi ve Genç küçük memurlar tarafından idare ediliyordu.1473 yılında Akkoyunlu’lar idaresine son verilince;İran Hükümdarı Şah İsmail,doğuya saldırılara başladı.Bingöl bölgesini ele geçirdi.

Yavuz Sultan Selim,İran’a sefer yapmaya karar verdi.İki ordu Çaldıran’ da karşılaştı.Çaldıran Savaşında Şah İsmail’i yendi.Doğu Anadolu’nun bütünlüğünü sağlama işini,Vezir Bıyıklı Mehmet Paşa ile Tarihçi İdris Bitlisi’ye verdi.

 

Osmanlı İdaresinde Bingöl

 

Yavuz Sultan Selim,Anadolu’nun içlerine kadar yayılan Şiiliği kökünden silip atmak istiyordu.1514 Çaldıran Savaşından sonra Doğu Anadolu’yu Şiilik tehlikesinden kurtardı.Çapakçur beylerinden Süleyman Bey,Osmanlıların hakimiyetini kabul etti.Böylece Bingöl Osmanlı idaresine girdi.Tarihçi İdris’i Bitlis’i Hüsrev Paşa’nın da yardımıyla İran tehlikesini önleyerek Doğu Anadolu’yu Osmanlılara bağladı.

1874 yılında yeniden idari bir teşkilat yapıldı.”Vilayet Nizamname”sine göre 1881 yılında Bitlis Vilayeti kuruldu.Çapakçur ve Genç bölgesi Bitlis Vilayetine,Kığı,Dersim (Elazığ) bölgeleri Erzincan’a ve Karlıova önce Muş,sonrada Varto’ya bağlandı.1864 yılında Solhan-Muş kısmı Erzurum eyaletine bağlandı.

 

Birinci Cihan Harbinde Bingöl

 

Birinci Cihan Harbi başlayınca Osmanlı Devleti de harbe girdi.1915 yılında Ruslar taarruza geçerek Eleşkirt,Malazgirt ve Pasin’lere kadar ilerledi.

Bunun üzerine halk,Bingölleri aşarak Varto ve Karlıova’ya doğru göç etmeye başladı.Ermeniler Türk Ordusundan kaçarak Rus Ordusuna geçti.Ruslar 16 Şubat 1916’da Erzurum’a girdiler.Bunun üzerine,Karerli Küçük Ağanın önderliği ile;Karer Dağları Sığı Boğazı ve Eşek Meydanında (sonradan Şeref Meydanı),Milli Kuvvetler cephe almaya başladı.Çapakçur’a yetişen iki tümen askerimiz de bu Milli Kuvvetlere katıldı.Ruslar Mart ayı sonlarına doğru bu cephelere saldırmaya başladı.15 günlük bir çarpışma sonunda büyük kayıplar vererek Şerafettin ve Çafreş Dağlarına doğru kaçmaya başladılar.15 Mayıs 1916’da Ruslar Şeref Meydanından Erzincan’a kadar bütün cephelerde tekrar saldırıya geçtiler.Fakat bu sırada Çanakkale Zaferinden dönen Türk Ordusu Rus Cephesine yığınak yapmaya başlamıştı.Bu orduya Ahmet İzzet Paşa kumanda ediyordu.Çapakçurun Gazik (Kuruca) köyünde karargahını kurdu.2.Kolorduya kumanda eden Faik Paşa da Sancak Bucağının Simsor köyünde karargahını kurdu.Ordu birlikleri Karer Dağı ve Şeref Meydanında mevzilendiler. Ruslar 5 Haziran 1916 da bir çok cephede taarruza geçtiler.Fakat bu taarruzda da başarı gösteremediler. Bir çok ölü bırakarak geri çekilmeye başladılar.

8 Haziran 1916 da Ruslar Çapakçur Cephesine taarruza geçtiler. Muğla Müfrezeleri buna karşı koydular. 9 Haziranda iki piyade taburu ile takviye edilen Rus Süvarileri Oğnut Müfrezelerini Sığı istikametinde geri çekilmeye mecbur etti. 11 Haziranda Masla Deresine taarruza geçtiler. Buğlan Müfrezeleri Melekhan’a doğru uzanan sırtları tutmaya başladılar.

 

13 Haziranda Masalla (Balıklı Çay) deresi ve Sığı boğazındaki Oğnut Müfrezesine taarruz eden Ruslar, bir netice elde edemediler. 26 Haziranda 3. Kolordu Masalla deresinin batı kısmına geçti. Sazani kuzeybatısında bulunan Rusları, Masalla Dersinin doğusuna attı. Ruslar, Temmuz Ayının başlarında tekrar saldırıya geçtiler. Bu taarruzda Birliklerimizde bir gerileme görüldü. 9 Temmuzda buraya 7. Tümen’e ait bazı birlikler ile Milis kuvvetleri gönderildi. Ruslar 12 Temmuz 1916 da Muş cephesinden taarruza geçtiler. Çok kanlı bir çarpışmadan sonra Ruslar büyük kayıplarla geri çekilmeye başladılar.

13-14 Temmuz gecesi 66. Tümen’e mensup 261. Alayın yaptığı bir gece baskını ile 8.Tümenin cephesi yarıldı. Tümen, Şen Mevziine çekildi. Ruslar 8. Tümeni takip ederek taarruzlarına da deva ettiler. 8. Tümen Malam’da köyündeki mevzilerine çekildi. 25 Temmuz 1916 da Erzincan Rusların eline geçti.

27 Temmuz da hafif Rus Kuvvetleri Celigöl tepesi ve Oğnut İstikametinde taarruza geçmişlerse de geri püskürtüldü. 29 Temmuz da tekrar Celigöl tepesine taarruza geçtiler. Fakat bin’e yakın Rus askeri öldürülerek bu taarruzda durduruldu. 1 Ağustos günü Ruslar çok üstün kuvvetlerle Celigöl tepesine yeni bir saldırıya geçtiler. Topçu ateşininde desteğini gören Rus kuvvetleri burada da tutunamayarak Arçük ve Karer dağı hattına çekilmeye mecbur oldular. 3 ve 6 Ağustos’ta taarruza geçen  Türk Kuvvetleri karşısında Ruslar tutunamadılar. Nazerbeyof  komutasındaki Rus kuvvetleri Bitlis’in güney mevzilerine çekildi. 6 Ağustos’ta Muş, Rus kuvvetlerinden temizlendi. Böylece Ruslar perişan bir halde Murat Vadisinin kuzeyine atılmış oldular.

Yine 8 Ağustos günü 7.Tümen, Buğlan geldiğini, 53. Tümen Melikan yaylasını , 14. Tümen Celigöl Tepesini ve 1. Tümen’de Halifan – Çatak hattını  Azakpert ve Termen Hatlarını elde etmişlerdi . Rus kuvvetleri 17 ve 19 Ağustos 1919 da yedi taburluk bir kuvvetle taarruza geçtilerse de yine başarı  elde edemediler. 20 Ağustos 7. Tümen’in sol kanadında çok miktarda kuvvetlerle saldırdılar. 1. Kolordu Masalla deresindeki mevzilerine çekildi. 22 Ağustosta Ruslar elde ettikleri arazileri tahkim etmeye başladılar.23 Ağustos’ta Bitlis ve Muş’a taarruz ettiler. 28 Ağustos akşamı şiddetli çarpışmalar oldu. 29 Ağustos’ta karşı taarruza geçen 16.ve 3. Kolordu kuvvetleri düşmanı geri püskürttüler. Melikhan köyünün doğu ve kuzeybatısını ele geçirdiler.Kolordu Komutanı Faik Paşa 47. tümen’in gözetleme yerinde harekatı takip ederken şehit oldu. 2. Kolordu düşman taarruzunu kırarak karşı taarruza geçti, 31 Ağustos’ta Ordu Komutanı kıtalara istirahat verdiği sırada Ruslar bunu fırsat bilerek 16. Kolorduya taarruz etti ve bunları Masalla deresinin gerisine attı.9 Eylül’de Kara-Baba Tepesini elde etmek isteyen Ruslar taarruza geçti.Demlek,Tümük Ovasındaki mevzilerimizi elde ederek Karababa’nın kuzeyine geldiler.Fakat 34.Alayın taarruzu ile Ruslar tamamen geri çekilmeye mecbur edildi.

7 Aralık 1917’de Rusya’da çıkan ihtilal üzerine Erzincan’da Ruslarla mütareke imza edilerek Ruslar,doğu illerimizi terk ettiler.

 

Cumhuriyet Devrinde Bingöl

    Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında Elazığ 1929 yılında da Muş illerine bağlanan Bingöl,1936 yılında Vilayet olmuştur.1945 yılında da İl Merkezi olan Çapakçur’un adı Bingöl olarak değiştirilmiştir.

 

COĞRAFİ DURUM

   A.2       İl ve İlçe Sınırları 

 

İLÇENİN ADI

YÜZÖLÇÜMÜ(Km2)

ORAN (%)

YÜKSEKLİK (m)

İL TOPLAMI

8125

100

 

MERKEZ

1854

22.82

1177

ADAKLI

879

10.82

1500

GENÇ

1646

20.26

1125

KARLIOVA

1349

16.60

1940

KIĞI

438

5.39

1700

SOLHAN

1114

13.71

1395

YAYLADERE

419

5.16

1550

YEDİSU

426

5.24

1500

   Tablo.1: İl ve İlçe sınırlarını gösterir tablo

 

A.3.İlin Coğrafi Durumu

 

KONUM

     

      Bingöl ili Doğu Anadolu bölgesi Yukarı Fırat bölümünde yer alır.Doğusu Muş,Kuzeyi Erzurum ve Erzincan,batısı Tunceli ve Elazığ ,güneyi ise Diyarbakır İlleri ile çevrilidir. Bingöl İli 410  20 ve 390 56 doğu boylamları ile 390 31 ve 380 28 kuzey enlemleri arasında yer alır.

 

A.4.         İlin Topoğrafyası ve Jeomorfolojik Durumu

 

                          DAĞLAR

                        Bingöl arazisi çok dağlıktır.Yükseklikleri 3000 metreyi aşan dağlar bulunur.Dağlar üzerindeki yaylalar ve düzlüklerin yükseklikleri 2000 metreden aşağı düşmez.Ova niteliğindeki yerler bile 1000 metrenin üzerinde bulunmaktadır.Bingöl ovasının dört tarafı dağ sıralarıyla çevrilidir.Dağların yüksek kısımlarını doruklar,buzul gölleri,etek kısımlarını ise moren kalıntıları kaplar.Dağlar genellikle seyrek ormanlık olup,güney bölümlerinin bazı kısımları çıplaktır.Meşe ormanları dağların 1800 metreden aşağı kısımlarında görülür.

 

                         Volkanik sahaların en çok rastlandığı yer Göynük suyu ile Peri suyu arasındaki bölgedir.Volkanik olan bu bölge çukurluk ve yükseltileriyle dağların genel durumunu bozacak niteliktedir.Ayrıca buradaki dağların bünyesinde kısmen bazalt türünden akıcı,kısmen andezit tipinde kıvamlı lavlar büyük yer tutar.Üçüncü zaman sonlarındaki tektonik olaylar neticesinde kırılmalardan sonra yeryüzüne çıkan lavlar bir örtü gibi etrafa yayılmıştır.Bu arada bazı kırılmalar sonucunda bu örtünün bazı kütleleri çökmüş,bazıları ise yükselmiştir.Bingöl iline adını veren Bingöl Dağları bu zamanda oluşmuştur.

 

                                                  BAŞLICA  DAĞ  VE  TEPELER

DAĞIN ADI                                                     

YÜKSEKLİK (M)

BİNGÖL DAĞI

3250

GENÇ DAĞI

2940

ŞEYTAN DAĞI

2906

ŞERAFETTİN DAĞI

2544

Tablo.2: Bingöl ilindeki başlıca dağ ve tepeler.

 

                                      OVALAR

 

                     Bingöl’de dağlar orta kısımlarda birbirinden uzaklaşarak genişlemiş ve bu genişleyen yerde BİNGÖL ovası meydana gelmiştir.Ova şehrin güneydoğusuna doğru hafif eğimle alçalarak devam eder.Bu ovayı birçok akarsular çeşitli yönlerde parçalamıştır.Ayrıca Gayt suyu ile Çapakçur deresinin sürükledikleri çakıllar ovanın bir kısmını kaplamıştır.Ovanın yüzölçümü yaklaşık 80 km2 dir.Deniz seviyesinden yüksekliği ise 1150 metredir.Bingöl ovasından başka,Genç,Karlıova ve Sancak ovaları gibi küçük ovalar da vardır. 

             A.5.    Jeolojik Yapı ve Stratigrafi     

                      İl sınırları içinde arazi oldukça engebeli ve yüksektir.Denizden ortalama yüksekliği 1250 metreyi aşar.Dağlar çok geniş bir alan kaplar.Bingöl dağlarının yapısında genellikle bazalt ve andezitler bulunur.Bu püskürük kütle tabandaki tortul tabakaları örtmüştür.Dolayısıyla püskürük kütleler tortul kütlelerden daha gençtir.Kuzey-batı,güney-doğu yönünde uzanan Bingöl dağlarının kuzey yamaçları hafif eğimli olduğu halde,güney kesimleri oldukça diktir.Güney yamaçta sıcak su kaynaklarına rastlanması bu yamaç yüzeyinin fay çizgisi tarafından dikleştirildiği,dolayısıyla buradan bir çayın geçtiği açıkça anlaşılmaktadır.Türkiye’nin deprem zonları incelendiğinde ilimizin bulunduğu yerden kuzey-doğu güney-batı yönünde uzanan bariz fay hatlarının geçtiği görülür.Bölgede çeşitli istikametlere doğru uzanan fay çizgilerine rastlanır.Fay çizgilerinin,farklı yüzey seviyeleri meydana getirmeden tortul tabakaların altında gizlendiği yer yer satıha çıktığı bu yerlerden de sıcak su kaynaklarının çıktığı gözlenince belirsiz fay çizgilerinin bilgenin her yerinde olabileceği kanaati oluşmaktadır.

 

 

 

 

 

Anasayfa | İletişim  
  © Her hakkı saklıdır© 2008 T.C.BİNGÖL İL ÇEVRE VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ   bilgi@bingolcevreorman.gov.tr